Mahmut Çatalkaya

Mahmut Çatalkaya      5 Kasım 1994 Mardin


1 Nisan 1964 yılında Diyarbakır’da doğdu. Orta ve lise öğrenimini Borsa İmam Hatip Lisesi’nde yaptı. Yüksek öğrenimini Bursa İlahiyat Fakültesi’nde  yaparken son sınıfta türban yasağını protesto gösterisinden dolayı 1.5 yıl hapse mahkum old. Bu yüzden yüksk öğrenimini iki yıl geç bitirdi.

1992 yılında Mardin’in Savur İlçesi Beşkavak Köyü-İlköğretim okulunda dindersi öğretmeni olarak tayin edildi.

5 Kasım 1994 tarihinde, Mardin-Savur karayolunu kesen PKK militanları tarafından, yanında bulunan üç öğretmen arkadaşıyla birlikte öldürüldü. 1964 Diyarbakır doğumlu olan Mahmut Çatalkaya, 6 ay sonra ailesinin ikamet ettiği Bursa’ya tayin olacaktı. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olan Çatalkaya, evli ve iki çocuk babasıydı. İlahiyat Fakültesi’nde öğrenci iken başörtüsü yasağına karşı protesto gösterisine katılmış ve iki sene hapis cezası almıştı.

Olay günü Balkavak Köyü’nden Mardin’e giden Mahmut Çatalkaya, Ali Yıldız, M. Zeki Ödük ve Erol ercan, sürekli askerlerin bekledikleri mevkide, bu kez PKK’lıların pususuyla karşılaşıyorlar. Araçlarından indirilip götürülüyorlar. Olaya şahid olanlar, gereken yerlere durumu bildirmelerine rağmen, hiç bir girişimde bulunulmadığını söylüyorlar.  Olağanüstü Hal Bölge yetkilileri, olay 15.00-15.30 sıralarında vuku bulmasına rağmen, pusunun 16.40’da kurulduğunu iddia ediyorlar. Böylelikle belli bir saatten sonra, güvenliği sağlayamadıklarını da teyid etmiş oluyorlar. Devlet güçleri cenazeleri, olayın üzerinden yaklaşık onbeş saat geçtikten sonra alabiliyor ve cesedlerin yanına varıldığında, gazetecilerin de olay yerine gelmesini ısrarla bekliyorlar.

Şehid Mahmut Çatalkaya’nın cenazesi, 8 Kasım Salı günü, Bursa Ulu Cami’de kılınan  öğle namazı sonrasında, Emir Sultan Mezarlığı’nda toprağa verildi. Şehid Mahmut  yaklaşık altı sene önce “Kahrolsun Zalimler”, “Başörtüsü Namustur” diye haykırdığı için, TC tarafından cezaevine götürüldüğü Ulu Camii’nin avlusundan tekbir sesleri ve “Şehidler ölmez”  sloganları ile uğurlandı. Şehidin kardeşi yaptığı kısa konuşmada “İki laik ve zalim kuvvetin, halka yaptığı zulümlerden” bahsederek “Hiç bir siyasi partinin veya zümrenin şov yapmasına ve devlet törenine izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu. Müslümanların kararlı tavrı üzerine Vali, Emniyet  Müdürü ve Milli Eğitim Müdürü, tören yerini terkettiler. İstismarcıların şov yapmasına fırsat verilmeden, Şehid Mahmut, gerçek dostları tarafından, Heykel’den Emirsultan’a kadar, omuzlar üzerinde taşındı. Tekbir sesleri arasında Kur’an okunarak, dua edilerek  defnedildi. Şehidin dostları şöyle diyorlardı: “Şehid Mahmut bize iki emanet bıraktı. Birincisi ailesi, Ömer ve Taha ismindeki iki küçük yavrusu. İkincisi ise hiç bir zaman elden bırakmadığı İslami Direniş bayrağı. Ey Şehid hayatın boyunca  İslam üzere yaşadığına ve mücadele ettiğine şahidlik eden müslümanlar, inşaallah şehadetine de şahidlik ettiler.”

KAYNAK: Yeni Yeryüzü Dergisi-Kasım 1994 Sayı:17

Paylaş