Kuruluşumuzun 40. Yılı Münasebetiyle Basın Açıklamamız.


Bismillahirrahmanirrahim

Akıncılar hareketi bundan tam 40 yıl önce, 1975 yılında bugün kendisini rahmetle andığımız Profesör Dr. Necmettin ERBAKAN hocamızın direktifleriyle kurulmuş, “Akıncılar Derneği” bünyesinde hayat bulmuş ve insanımızın gündemine girmiştir.

Hilafetin yok edilmesiyle birlikte başsız ve sahipsiz kalan İslam ümmeti emperyalizmin kontrolünde çeşitli devletlere bölünmüş, devlet yapıları ve rejimleri farklılaştırılmış, dünya coğrafyası üzeride darmadağınık, bir araya getirilemez topluluklar haline dönüştürülmüştü.

Türkiye Müslümanları da bu durumdan nasibini almış, cumhuriyetin ilk dönemlerinde âlimlerini kaybetmiş, İslami tedrisat yapan yuvaları dağıtılmıştır. Emperyalizmin tüm baskı ve tuzaklarına rağmen Anadolu insanı İslam’la olan derin bağlarını koparmamış, ağır bedeller ödeyerek kendi özünde Müslüman kimliğini muhafaza etmeye çalışmış ve bunu da başarmıştır.

1960 ve 70’li yıllarda tüm dünyayı egemenlikleri altına almaya çalışan Doğu ve Batı emperyalistlerinin kendi aralarındaki bu çatışma ve üstünlük kurma mücadelesi, o yıllarda Türkiye topraklarında da kendini göstermiş, Anadolu insanı kendi istemi dışında kaos ve anarşi ortamına çekilmişti. Emperyal güçlerin beslediği kimi sol ve sağ çeteler ülkeyi adeta ikiye bölmüş, mahalleler, köyler ve iller paylaşılmıştı. Devlet otoritesi yok olmuş, devletin birimleri dahi ikiye bölünmüştü. O günlerde Anadolu insanı kendisine ait olmayan bir kavganın acı ve ızdırabını yaşamak zorunda bırakılmıştı.

Bu tarihlerde rahmetli Erbakan hocamız ve arkadaşları Anadolu insanının özünde sakladığı Müslüman kimliği ve İslami hassasiyeti siyaset alanına taşımış, Nizam Partisi ve Milli Selamet Partisi ile Müslümanlara siyasi bilinç kazanma hareketini başlatmıştı.

Doğu ve Batı emperyal güçlerinin hesabında olmayan bu İslami hareket oyunları bozmuş, planları altüst etmişti. O dönemde bilinçli Müslüman gençlerin toplandığı yer MTTB (Milli Türk Talebe Birliği)’dir, tüm gençlik çalışmaları oradan yönlendirilmektedir. Ancak MTTB’nin yalnızca bir talebe teşkilatı olması toplumun tüm katmanlarında verilecek mücadeleyi karşılayamamış, bu temel sebeple 1975 yılında Akıncılar dernekleri kurulmuş, Müslüman gençler arasında hızla yayılan bir hareket dönüşmüştü.

Emperyal güçlerin uzantısı sol ve sağ çetelerin kurtarılmış bölgelerinde kurdukları baskı ve zulümden bıkan Anadolu insanı Akıncılar hareketini kendi özünden görmüş, kabullenmiş ve sahip çıkmıştı. 1975 yılında kurulup 1980 askeri darbesiyle kapatılan Akıncı teşkilatları yaklaşık 1200 civarındadır. 5 yıl gibi kısa bir zamanda bu çapta bir örgütlenme başka hiçbir siyasi harekette görülmemiştir.

70’li yıllardaki Akıncılar Hareketi yerel olmasına karşın dünyanın çeşitli yerlerindeki İslami oluşumlardan da etkilenerek ümmet bilincini özünde barındırabilmiş, sağ söylemden uzak bir tavır ortaya koyabilen, o zamana kadar ki tek İslami yapılanmadır.

80 askeri darbesinden sonra MTTB ve Akıncılar hareketinden yetişen pek çok Müslüman  ümmet bilincini koruyarak, çeşitli oluşumlarla mücadelelerini bu güne taşımayı başarabilmiştir.Günümüzdeki İslamcı entelektüel ve kanaat önderlerinin çoğu bu hareketlerden yetişmiş,  sahip oldukları Akıncı kimliği hayata bakışlarını ve mücadelelerini şekillendirmede en etkileyici unsur olmuştur.

1970 yıllarının Akıncılar hareketi içerisinde Fatih Akıncıları’nın ise özel bir yeri vardır. 1976 yılında Şehid Metin Yüksel tarafından kurulan bu dernek kısa zamanda önce Fatih semtinde, İstanbul’da ve daha sonra tüm Türkiye’de Müslüman halkın gönlüne taht kurmuş, mücadele anlayışı ve duruşuyla örneklik teşkil etmiştir.

23 Şubat 1979’da Metin Yüksel’in şehid edilmesinin İran İslam İnkılabı’nın gerçekleştiği ve Afganistan cihadının başladığı günlere denk gelmesi tesadüf değildir. Siyasal İslam’ın yükselişe geçtiği bu dönemde Metin Yüksel küresel güçlerin taşeronları tarafından önemli bir tehlike olarak görüldüğü için şehid edilmiştir.

2009 yılında bir grup eski Fatih Akıncısı bir araya gelerek köklerimizden aldığımız ruh ve anlayışla Akıncılar Hareketi’ni yeniden başlattık. Yalnızca kandan ve zulümden beslenen emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı çağın gerektirdiği sosyal, bilimsel ve kültürel donanımı kuşanarak insanımızın İslam dışı olmayan örf, adet ve geleneklerin saygılı bir biçimde sivil insiyatif hareketi olarak yeniden hayat bulduk.

Bu hareketin başlangıçta nostalji olarak kalacağını düşünenler bugün geldiğimiz noktada yanıldıklarını gördüler. Yeniden başlattığımız Akıncılar Hareketi dün olduğu gibi bugünde sokakta, okulda, fabrikada, her yerde aktif hayatın içerisinde eylemleri ve söylemleriyle varlığını hissettirmeye devam edecektir. 

Fatih Akıncıları’na mensup serdengeçtiler zamana, mekâna ve şartlara bakmadan bir Müslüman olarak anın gereğini yerine getirmekteler ve dün olduğu gibi bugün de zerre kadar tereddüt etmeyerek, mücadele anlayışları ve duruşları ile örneklik teşkil etmeye devam edeceklerdir.

2009 yılında Fatih Akıncıları Derneği kurulduktan sonra bazı illerde de Akıncılar dernekleri kurulmuş ve faaliyete başlamışlardır. Akıncılar Hareketi’ne bir öykünme olarak başlayan bu çalışmaları başlatan tüm kardeşlerimizin samimiyetine inanıyor ve tebrik ediyoruz. Ancak Akıncılar Hareketi’nin bir parçası olmak yalnızca tabelasını asmakla mümkün değildir. Bu hareketin hedeflerini ve ilkelerini de benimsemek gerekir. Akıncılar ocağının edep ve terbiyesini de almak gerekir. Fatih Akıncıları yalnızca bir derneğin ismi değil, hareketin dün olduğu gibi bugünde manevi merkezi, mihenk taşı ve kalbidir. 

Fatih Akıncıları olarak olgunlaşmasını beklediğimiz süreç tamamlandığında Akıncılar ismini taşısın, taşımasın hareketin hedef ve ilkelerini benimseyen tüm STK’larla ortak bir platform oluşturma çalışmasını başlatacağımızın altını çizmek isterim.

40. yıl münasebetiyle AKINCILAR HAREKETİ’ne emeği geçen tüm büyüklerimizi, başta rahmetli ERBAKAN hocamızı, ilk Genel Başkanımız Tevfik Rıza Çavuşoğlu’nu, şehid liderimiz Metin Yüksel’i ve tüm şehitlerimizi rahmetle, hayatta olanları da minnetle anıyoruz.

Bugün İslam ümmetinin içinde bulunduğu durum ve yaşadığımız coğrafya da olup bitenler yeniden Metin Yüksel ve Akıncılar misyonuna ihtiyaç duyduğumuz gerçeğini ortaya çıkartmıştır.

Akıncılar Hareketi emperyalizme, siyonizme ve işbirlikçilerine karşı mücadele eden, tüm dünyaya yeniden medeniyet getirme çabası içinde olan, İslami Direniş ekseninin bir parçasıdır. Mücadele alanımız yalnızca Anadolu toprakları değil, yeryüzündeki tüm İslam Coğrafyasıdır. Ana hedefimiz yaşadığımız coğrafyada toplumsal İslami dönüşümü sağlamak olduğu gibi Filistin’in, Mescid-i Aksa’nın ve tüm işgal altındaki topraklarımızın kurtarılması ve mukaddeslerimizin korunmasıdır.

Emperyalizmin Müslümanlara dayattığı sulandırılmış Müslüman tipi, İslami görünüme büründürülmüş kapitalist yaşam tarzı, gençlerimiz ve aile yapımızı tehdit eden alkol, kumar, uyuşturucu, fuhuş tuzaklarına karşı toplumun genelini bilinçlendirme, bu şeytani güç ve olgularla mücadele etmek de hedeflerimiz arasındadır.

·        Irk, renk, dil, mezhep, meşrep, cemaat, grup farkı gözetmeksizin samimiyetine inandığımız tüm Müslümanları kardeş bilmek,

·        Tüm yeryüzündeki İslam Coğrafyasının her karışını kendi vatanımız bilmek, oradaki kardeşlerimizin derdiyle dertlenmek,

·        İnsan hakları olarak gördüğümüz hak ihlallerinde kişinin, rengine, ırkına ve inancına bakmadan haklıdan yana tavır almak,

·        İşkence kim tarafından ve kime yapılırsa yapılsın karşı çıkmak,

·        Müslümanlar arasındaki ihtilaflı konularda taraf olmamak, meselenin Kur’an ve sünnet temelinde çözümü için gayret göstermek,

·        Müslüman kimliği ile cezaevine girmiş veya sıkıntı içinde kalmış kardeşlerimize, onların ailelerine sahip çıkmak,

·        Yeryüzü coğrafyasındaki İslami Direniş hareketlerini evrensel Akıncılar hareketinden bir parça sayarak, vatanı-milleti ne olursa olsun her bir direnişçiyi Akıncı kardeşimiz olarak görüp kabul etmek,

·        Şehitlerimiz bizim misyonumuzun en önemli köşe taşlarıdır. Şehitlerimiz ve geride bıraktıkları ailelerine yönelik özel projeler geliştirip, onlara olan borcumuzu hakkıyla ödemeye çalışmak,

Tüm bu yukarda saydıklarımız hareketimizin çerçevesini çizen temel hedef ve ilkelerimizdendir. Bizler Akıncılar hareketi olarak Rabbimizin rızasını kazanmak yolunda gayret göstereceğiz.  Şüphesiz çalışmalarımızın sonucunu belirleyecek olan Rabbimizdir. Allah en güzel vekildir.

Uzun soluklu bir yola çıkan hareketimizin halkımızın desteğine, katılımına ve dualarına ihtiyacı vardır. Yalnızca Allah’ın rızasını kazanmak için yola çıkan, mücadele eden, bu uğurda her türlü bedeli ödemiş ve ödemeye hazır serdengeçtilerimizi vefakâr Anadolu insanımızın yalnız bırakmayacağını biliyoruz.

Hareketimizin 40. yılı münasebeti ile Şehit liderimiz Metin YÜKSEL’in şehadet yıldönümünde İslami STK’larla birlikte gerçekleştireceğimiz” ŞEHİDLER GÜNÜ ETKİNLİKLERİ” çerçevesinde “22 ŞUBAT 2015 PAZAR GÜNÜ” öğle namazında Fatih Camii’nde buluşup şehit edildiği yerdeki programdan sonra yürüyüşle Edirnekapı’daki kabrine gideceğiz. Tüm Akıncı teşkilatlarımızın ve İslami STK’larımızın katılımını bekliyoruz.

Selam ve dua ile…

                                                                                            FATİH AKINCILARI

                                                    ONURSAL BAŞKANI

                                                          Mehmet ŞAHİN

Paylaş