Hasan Şahin    

Hasan Şahin       6 Ekim 1992 Antalya


6 Ekim 1992 günü, sabah saat 6.00-6.15 civarında, Hasan Şahin isimli kardeşimiz, evinden inşaattaki işine giderken, PKK özel timine mensub üç saldırganın, silahlı saldırısı sonucu, şehid edilmiştir. Olay yeride üç değişik silaha ait, çok sayıda boş kovan bulunmuş, kardeşimize 45’e yakın mermi isabet etmiştir.

Şehidimiz ertesi günü kalabalık bir kitle tarafından; tekbirlerle ve islami sloganlarla, Antalya’da defnedilmiştir. Cenazeye Antalya’daki müslümanların tamamı katılmış ve Türk, Kürt ayrımı yapmak isteyen, fitne fesat ocaklarına, müslümanların birlik ve beraberlikleri gösterilmiştir.

35 Yaşındaki Hasan Şahin Batman’ın Gercüş İlçesi’nden, on yıl önce gelip; Antalya’ya yerleşmiş, sürekli olarak, inşaatta çalışmıştı. İki yıl önce bir müslüman kardeşi ile açmış oldukları bakkaliyenin gidişatı iyi olmayınca, tekrar inşaat işçiliğine geri dönmüştü. Evli ve 7 çocuk babası olan şehidin en küçük çocuğu 4 aylık.

Şehadetinin hemen akabinde olay yerine (evinden 60-70 m. uzakta) koşan hanımı, kocasını kucaklamış, ağzına ve şehadet parmağına, özellikle kurşun sıkıldığını görmüştü.

Şehid, zulme, şirke, ulusalcı anlayışa, baskı ve tehdidlere asla boyun eğmedi. Yaklaşık bir yıl önce, doğudaki gelişmelere parelel olarak, tırmandırılmak istenen olaylar, müslümanlar tarafından ısrarla önlenmeye çalışılmışsa da, PKK’lılarca tek taraflı bir insiyatife dönüştürülmüş. Müslümanlar tedrici olarak, zor durumda bırakılmaya başlanmıştır. Ekseriyeti inşaat işçisi olduklarından, işveren müteahhitlere yapılan baskı ve tehdidlerle, ya kendilerine iş verilmemiş, ya da verilen işlerden çıkarılmışlardır. Yine Kürtlerin yoğun olarak bulundukları bölgede, her türlü ambargo ile karşı karşıya bırakılmışlardır. Ev ziyaretleri ve alışverişler önlenmiş, selam verme ve alma yasağı konmuştur.

Şehidin ortağının evi, Temmuz ayının ilk haftasında ve Ağustos ayının ortalarında, iki kez taranmış, göz dağı verilmek istenmiştir. Hasan kardeşimiz taviz vermemesi, Kur’an’a bağlı olma kararlılığını, şehadeti tercihle simgelemiştir.

Şehidin izi sıra yürüyenler de, aynı kararlılığı şehadetlerine kadar sürdüreceklerdir.

Şehidimiz Hasan Şahin’in Hanımıyla bir söyleşi yaptık

Şehidimizin, şehadetten önceki yaşantısı nasıldı?

Her zaman bize islamı terbiye verip, çocuklarımızın bu terbiye ile büyümelerini isterdi. Hiç bir zaman islami tebliğden uzak durmazdı. Her zaman bize “sakın korkmayın, Allah bizimledir” derdi. “Bir gün şehid olursam da, arkamdan ağlayıp bağırıp, çağırmayın. Çünkü şehadet, herkese nasib olmaz. O büyük bir ödüldür. Bu bana verildiğinde sevinmeniz gerekir” derdi. Ve o güzel ahlâkıyla aramızda hiç bir sorun yoktu. Her zaman huzurluyduk.

Zalimlerin tehdidleri geldiğinde tavrı nasıldı?

O yalnız Allah’tan korkardı. Zalimlere hiç bir zaman boyun eğmemiştir. Ve zalimlere karşı hiç susmamıştır. “Cihadın en efdali, Allah’ın hükmüyle hükmetmeyen, zalimlere karşı hakkı haykırmaktır” derdi. O muradına kavuşmuş ve Allah’ın sevdiği kullardan biri olmuştur.

Biz, hiç üzülmedik ve hiç üzülmeyeceğiz de. Çünkü O emellerinin en büyüğüne kavuştu. Ne mutlu ki, ameller defterine, bizim evden de bir şehid adı yazıldı. Allah nasib ederse, şehidler defterine nice adlar yazacağız.  Ve çocuklarımı, O’nun yolunda yetiştireceğimi de, söz veriyorum.

Diğer şehidlerimizin ailelerine söyleyecekleriniz var mı?

Onlara söyleyeceğim şey: Hiç üzülmesinler ve hiç korkmasınlar. Korkumuz ancak Allah’tan olacaktır. Aç açık kalmaktan da korkmasınlar. Çünkü rızkımız zalimlerin elinde değil, Allah’ın elindedir. Diğer isteğim de: Zalimlere taviz vermeden, çocuklarını da şehidler yolunda büyütüp, islami bir terbiye ile eğitsinler. Bütün şehid analarına, şehid babalarına ve bütün şehid çocuklarına söylüyorum: Ne mutlu ki bu yolu tanıdık ve bu yol uğruna şehid verdik. Müjdeler olsun kardeşlerim, çünkü şehid; akrabadan 72 kişiye şefaatçidir, sizi Allah’a emanet ediyorum. Şehidlere selam olsun.

KAYNAK: Yeryüzü Dergisi-15 Ekim 1992 Sayı:23

Paylaş