Gençlik Komisyonu


1980 öncesi Türkiye Doğu ve Batı emperyalist güçlerin tezgahıyla adeta iç savaşa sürüklenmiş, şiddet ve kaos ortamına teslim olmuştu. İnsanlar arasında diyalog yok olmuş, Anadolu insanı kendi iradesi dışında sağ-sol çatışmasının tarafı olmaya zorlanıyor, sokaklar, mahalleler, ilçeler, iller bölünmüş; insanımız insanımıza kırdırılıyordu. Anadolu halkı çaresizce kendilerine uzanacak yardım elini bekliyordu.

Tam bu esnada rahmetli Necmeddin Erbakan Hocamızın önderliğinde bir hareket başlatılmış, Müslüman gençler bir araya getirilmişti. Bu hareket bizden olmayan bu çatışmanın tarafı olmadan insanımızı bilinçlendirmeye çalışıyor, ümmet ve kardeşlik bilincinin yeniden inşası için çaba sarfediyordu.

Bataklıktan bir gül misali filizlenen hareketimiz, zulme, isyana, tuğyana, şirke karşı verdikleri onurlu mücadele ve ödedikleri bedelleriyle dünya emperyalizmine baş kaldırıyor, kutlu mücadelemiz gençlerin omuzlarında gün geçtikçe yükseliyordu.

Tam böyle bir zaman diliminde henüz 17 yaşında olan bir genç, ortaya koyduğu mücadele ile kısa zamanda Türkiye Müslümanlarının sevgi ve saygısını kazanmıştı. Bu genç 21 yaşında Fatih Cami avlusunda şehit edilen Metin Yüksel‘di.

Kültür ve ahlak emperyalizmin doruğa ulaştığı günümüzde Şehit Metin Yüksel’in ‘En büyük ibadet hakkı müdafaa etmektir’ sözünü kendilerine şiar edinmiş gençler olarak, devraldığımız kutlu sancağı gelecek nesillere aktarmak amacıyla yeniden ‘Bismillah’ diyerek yola çıkmış bulunuyoruz.

Bizler biliyoruz ki,

İslam Ümmetinin ve Ülkemizin her gün yeni saldırı ve kuşatmalara maruz bırakıldığı günümüzde hem ülkemizin, hem de tüm İslam coğrafyasının kurtuluşu, aziz şehitlerimizin adımlarını takip etmek ve şehadet bilincini kuşanmakla mümkün olabilecektir.

Emperyalizme, acımasız kapitalizme, siyonizme, yozlaşmaya, çürümüşlüğe, aziz İslam dininin adı kirletilerek işlenen cinayetlere, kör şiddete karşı ancak bu bilinçle karşı durabileceğimizin farkında olmalıyız.

Müslüman Gençler olarak aramızdaki tüm farklılıkları bir tarafa bırakarak sınırsız ve sınıfsız İslam toplumu hedefine, ümmet ve vahdet bilincini kuşanarak kesintisiz ve kararlı bir şekilde yürümeliyiz.

Bu yol uzun ve meşakkatli bir yoldur.

Taşın altına elini değil, gövdesini koymak isteyen kardeşim!

Akıncı sancağı altında,

Yeni gönüller fethetmek için,

Bekleniyorsun!

Paylaş