Fevzi Bektaş   

Fevzi Bektaş               Aralık 1979 İstanbul

Bakırköy İmam Hatip Lisesi Müdürü olan Fevzi Bektaş Hocamız, kör anarşinin kirli ellerinin kurbanı olarak şehid olmuştur. Geçtiğimiz haftalarda meydana gelen olay, tüm camiamızı ve ailesini üzüntü içinde bıraktı. Fevzi Bektaş, o gün iki İmam Hatip lisesi müdürü ile buluşmak için, Beşiktaş’taki bir kahvehaneye gelmiş, ancak kendisine burada şehadet şerbetini içmek nasib olmuştu.

Hayatı boyunca, İslam’ın yiğit ve şanlı mücadelesini engel tanımaksızın sürdürdü. Düzenin görevli bir memuru olması, O’nun mücadelesinin şuurluluğundan, azminden bir şey kaybettirmedi. Bu büyük davayı taviz vermeden yürüten hocamız, bir gün okulu denetlemek üzere gelen müfettiş, okulun duvarlarında bulunan bir hadis-i şerifin yazılı olduğu tabloyu kaldırtmak için baskı yapınca: “Beyefendi  burası İmam Hatip Lisesi’dir. Buradan ülkenin imanlı nesli yetişiyor. Bu gördükleriniz, Peygamber Efendimizin mübarek sözleridir. Kendinize geliniz.” demiştir. Mücadelesini Allah rızası için, tüm engellemelere rağmen sürdüren hocamız ve değerli büyüğümüz; düzenin paralı, kravatlı, fotr şapkalı anlayışına değil, insan anlayışına değer verdi. O’nun için söylenecek sözler, böyle satırlara sığdırılamaz.

Okulundan tüm talebelerinin ortak görüşü: “O gerçek bir dava eri ve mücahid  bir hocamızdı.” şeklindeydi.

Talebelerinin gönüllerine taht kuran bu değerli mücahidin ardından, son vazifelerini yapmak için, Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii’nde ikindi namazından sonra, cenaze namazını kılmak üzere toplandılar. Düzenin eli kanlı zorba polis ve jandarması, tüm müslümanların karşısına dikildi ve hocalarına, son görevlerini yapmalarını engellemek için; küfür ederek, coplarla saldırdı. Ancak vazifesinin idrakinde olan talebeleri ve müslüman halk, kuru patırtıya pabuç bırakmayarak direnmişler ve Fevzi Bektaş Hoca’mızı Topkapı Aile Mezarlığı’na defnetmişlerdir.

Konu ile ilgili olarak İstanbul Akıncı Liseliler Birliği Merkez Komitesi bir açıklama yaparak, olayı nefretle kınamış ve şu basın bildirisini yayınlamışlardır: “Müslümanın zora talip olduğu, Cenab-ı Hakk’ın bu davayı dağa taşa tebliğ ettiğinde; dağların bu davanın ağırlığından, paramparça olduğu görülmüştür. İşte bu mukaddes davaya, insan sahip çıkmıştır. (Müslüman sahip çıkmıştır. Akıncı sahip çıkmıştır.)

Bu dava, elbette kansız yürümez, elbette şehidsiz olmaz. Metinsiz, Erdoğansız, Bektaşsız olmaz.” Akıncı da bu davanın idrakinde, talabesiyle, hocasıyla; yeryüzünden fitne ve fesat gidinceye  kadar mücadeleyi sürdürecektir.”

KAYNAK: Akıncılar Dergisi- 4 Ocak 1980 Sayı:10

 

Paylaş