Çağdaş Akide Yaklaşımları


Herkesin amacının heybesini doldurmaktan öteye gidemediği bir çağı yaşıyoruz. Hal böyle iken sosyal hayattaki yerimiz, duruşumuz, varlığımız, yani tabiri caizse hacmimiz, bizi birçok sivil hareket için cazip hale getiriyor. Kimi hareketler ve kimi şahsiyetler için de tehdit oluşturabiliyoruz.

Önceleri bireysel eylemlerimizde ‘ben’ dilini geri plana itmiş olsak da bugün en ilkeli hareketlerin arasında yada en ilkeli isimlerin yanında duran dahi bencillikle olan imtihanı kaybetmiş durumda.

Mecaz ifadeyle, oluşturduğumuz, ‘Çağdaş Akide ve Anlayışımız’ bizleri toplumsallığın çok çok gerisinde bulunan ‘ben’ dili kümesinin tam içerisine sürüklüyor.

Toplumsal açlıklarımızı bireysel tokluklarla bastırıp geçiyoruz.

Bugün ne yazık ki kökten-dinciliğini koruyan tabelaların altındaki kümelerin en büyük sorunu toplumumuza kolonici bir anlayışı bilinçli/bilinçsiz empoze etmek istemesidir.

Her tabela, farklı olduğunu iddia ettiği/sandığı mantalitesi ile aslında mikro bencil bir ağ oluşturmaktadır.

Oluşturulan her mikro bencil kümenin elemanları tıpatıp aynıdırlar. Yaklaşımlar, söylemler aynıdır ve çıkar söz konusudur. İlginçtir ki bu küme elemanlarının sayısı ne olursa olsun her biri pragmatik bağlarının bulunduğu kümeye mükemmeliyetçi bir gözle bakarlar..

İfade ettiğimiz üzere bu kümelerin, pragmatik bağlamda Ortadoğu yada Afrika´yı yada şuan öne çıkarılan Arakan ( yıllardır gündemde olması gerektiği halde üstü kapatılan) gibi hadiseleri gündemlerine alması tam anlamıyla çıkar çatışmasından öteye bir durum olamaz.

Bu sebepten inanın heybeli çağın, kambur eşekleri tiyatral hamlelerinin dışında etkinlik gösteremiyorlar.

Bizim için tek bir çözüm var tek bir fiille “Haya etmek”

Muhammed Deniz/ Fatih Akıncıları

Paylaş