Biz Kimiz?

 

NEDEN YENİDEN AKINCILAR HAREKETİ?

Yetmişli yıllarda Türkiye Müslümanlarının yüz akı,onurlu bir duruşun sembolü olan Akıncılar olarak geçmişte yaptığımız hizmetlerden elde ettiğimiz birikimleri yeni nesillere aktarmak istikbalde bu misyonun devamına vesile olmak,davamızın yeni nesil gençlerin eliyle sürmesine katkı sağlamak adına yeniden bir araya gelerek Akıncılar hareketini yeniden başlatmış bulunmaktayız.

Otuz yıl sonra Akıncı kimliği ve Akıncı duruşunu yeniden ortaya koymak adına başlattığımız bu yürüyüş, bu dava uğruna geçmişte bedel ödemiş ve bedel ödemeye her zaman hazır olan bizler açısından büyük bir anlam ifade etmektedir.

Hepimiz biliriz ki yüce dinimiz İslam çağlar üstü düşünce, inanç ve yaşam biçimidir. Hz. Adem’den günümüze kadar hak ve batılın mücadelesi hep aynı çizgi üzerinde süre gelmiştir.

Bu mücadelede Hak aydınlığı batıl ise karanlığı ve sömürüyü temsil etmektedir. Tüm beşeri ideoloji ve sistemler batılın, Rabbimizin emirlerini iletmek üzere gelen tüm peygamberler ise hakkın sembolü olmuştur.

Günümüzde Emperyalist egemen güçler kendi sömürü düzenlerini devam ettirme adına insani değerleri hiçe sayarak Dünyayı yeniden karanlığın içine çekmek için çeşitli oyunlar tezgâhlamakta, Sosyal, Kültürel, Ekonomik, Siyasi ve Askeri projelerini acımasızca hayata geçirmektedirler.
Doğu bloğunu temsil eden Sovyetlerin dağılmasıyla tek başlı kalan emperyalizm yeni düşman olarak Müslümanları ve İslamı seçmiştir. Bilmektedirler ki sömürü ve zulme dayalı düzenlerini alt üst edecek yegane güç İslam ve Müslümanlardır.

Halkının çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu Türkiye gibi ülkelerde inananların dirençlerini kırmak adına çeşitli projeler üretmekte. içi boşaltılmış kimliksiz, kişiliksiz, sulandırılmış ve emperyalizmin en güçlü silahı Kapitalist yaşam tarzıyla kuşatılmış yeni bir Müslüman tipi oluşturma gayretlerinin yanında, genç nesillerimizi ve aile yapımızı hedef alan Fuhuş, Alkol, Uyuşturucu, Kumar gibi illetlerin girdabında Müslüman kimliğini yok etmeye çalışmaktadırlar.

İşte bu sebeple günümüz koşullarına uygun Strateji ve Metot çerçevesinde Akıncılar misyonuna dünden daha çok ihtiyaç vardır.Amacımız bu birliktelikten doğan sinerjiyi toplumun tüm katmanlarına yayarak açık,anlaşılır,ulaşılabilir,sade,ayrılıktan değil ortak yanlarımızdan beslenen Kur-an ve sünnet çerçevesinde her türlü çatışmadan uzak,hiçbir cemaat ve grup ayrımı yapmadan farklı düşünceden insanların yaşam tarzlarına saygılı,ama kendi inancından taviz vermeden Müslüman kimliğini koruyan,zalime karşı mazlumdan yana sivil bir inisiyatif hareketi oluşturmaktır.

Bu yürüyüş yalnızca kendimizi değil ulaşabileceğimiz tüm insanları ve gelecek nesilleri korumak adına mütevazı ama bir o kadarda kararlı bir yürüyüştür.

Bizler anın gereğini yerine getirmek üzere yola çıkmış Müslümanlar olarak yüce dinimiz İslamın izzet ve şerefini koruma yolunda kendi bedenlerini feda eden aziz şehitlerimize olan borcumuzu ancak bu şekilde ödeyebiliriz.

Akıncılar hareketi ırk, renk, dil, mezhep, meşrep, grup farkı gözetmeksizin, kardeşlik bilinciyle yaşlısı, genci, kadını,erkeğiyle batılın karanlığına karşı hakkın yanında yer alarak,bir sivil insiyatif hareketi olarak yeniden doğacaktır.

HAREKETİN İSMİ NEDEN AKINCILAR OLMALIDIR?

Hilafetin yok edilmesiyle birlikte başsız ve sahipsiz kalan İslam ümmeti Emperyalizmin kontrolünde çeşitli devletlere bölünmüş, devlet yapıları ve rejimleri farklılaştırılmış, Dünya coğrafyası üzerinde darma dağınık bir araya getirilemez topluluklar haline dönüştürülmüştür.

İslam coğrafyasının çeşitli bölgelerinde Müslümanlar zaman zaman çeşitli direniş grupları oluşturarak yaşadıkları bölgelerde Emperyalizme karşı o bölgenin yapısı, ideolojisi ve yönetim sistemine göre şekillendirdikleri hareketler ve cemaatler oluşturmuştur.Bu cemaat ve hareketler birbirlerinden etkilenseler de bölgesel hareket olma özelliğinin dışına çıkamamışlardır.

Türkiye Müslümanları Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ağır yaralar almış alimlerini kaybetmiş İslami tedrisat yapan yuvaları dağıtılmıştır. Ancak Emperyalizmin ve yerli uşaklarının tüm baskı ve zulümlerine karşın Anadolu insanı İslam la olan derin bağlarını koparmamış kendi özünde Müslüman kimliğini muhafaza etmeye çalışmış ve bunu da Allah’a hamd olsun ki başarabilmiştir.

Dünyada eşi ve benzeri görülmemiş bir kültür erozyonuna uğratılmasına karşın Anadolu insanı kendi içinde İslam kültürü ve dinamiklerini saklamayı başarmıştır. Son elli yıllık dönemde çeşitli gruplar ve cemaatler oluşturarak varlıklarını sürdürmeyi başarabilmişlerdir. Bu cemaat ve grupların bir kısmı geleneksel tarikat ve anlayışları sürdürürken,bir kısmı Dünyanın çeşitli yerlerinde oluşan İslami hareketlerden etkilenerek yollarına devam etmeye çalışmışlardır.
Dünyanın her tarafında olduğu gibi Mısır İhvan Hareketi ve İran İslam Devrimi bu gruplar üzerinde derin etki ve izler bırakmıştır. Bugün Emperyalizmin radikal İslam adını verdiği pek çok İslami hareket bu iki derin izin takipçileri olarak görülmektedir.

Elbette pek çok irili ufaklı farklı çizgilerde oluşumlarda boy göstermiş,özellikle sıcak savaş bölgelerinde yeni oluşumlar meydana gelmiş “Selefi” düşünce bu oluşumlarda etkili olmuştur.

Türkiye Müslümanları olarak yetmişli yıllarda neredeyse bir iç savaş yaşadığımız zamanlarda MNP ve MSP hareketleri Türkiyede Müslümanların siyasi bilinç kazanması yönünde etkili olmuş MTTB ve Akıncılar hareketi ile bu siyasi bilinç aksiyona dönüşmüş genç nesilleri etkilemeyi kısmende olsa başarmıştır.Bugün Türkiye’de İslami düşüncenin entelektüelleri ve öncüleri genel olarak bu iki oluşumun yetiştirdiği insanlardan teşekkül etmektedir.

Yetmişli yıllardaki Akıncılar hareketi yerel bir hareket olmasına karşın Dünyanın çeşitli yerlerindeki İslami oluşumlardan da etkilenerek Ümmet bilincini özünde barındırabilmiş, sağ söylemden uzak bir tavır ortaya koyabilen o zamana kadar Cumhuriyet dönemindeki tek harekettir.

Seksen ihtilalinden sonra bu ocaktan yetişen pek çok Müslüman Ümmet bilincini koruyarak çeşitli oluşumlarla mücadelelerini bu güne taşımayı başarabilmiştir.
Kendileri kabul etseler de, etmeseler de Akıncı kimliği hayata bakışlarını ve mücadelelerini şekillendirmede en etkileyici unsur olmuştur.

Akıncılar ismi her ne kadar Osmanlı ve Türk kimliğiyle anılsada gerçekte Akıncılar her zaman ve dönemde Ümmet bilincini kuşanmış İslamın serdengeçtileridir.

Türklerin Müslüman olmasıyla birlikte “Alp’lik geleneği “Gazilik geleneğine oradan da Akıncı kimliğine bürünmüştür.Gazilik geleneği Mücahid anlayışı ve duruşunun ifadesidir.

Akıncılar hatasıyla ve sevabıyla bir ümmet organizasyonu olan Osmanlıların serdengeçti mücahitlerinden başka bir şey değildi.
Kendilerine pir olarak Hz.Hamza ve Hz.Ali’yi seçmeleri bu anlayışın bir gereğidir.Akıncılar Osmanlı ordusuna bağlı olmayan tek ve yegane güçtür.Devletten maaş almazlar ganimetlerle yaşamlarını sürdürürlerdi.Kendilerini sevgili Peygamberimizin Seriyyelerine nispet eder o mantık ve anlayışla cihad meydanlarına atılırlardı.Hayat onlar için Cihad ve İmandan ibaretti.Kendileri ile ilgili hiçbir hesapları olmaz,Akınlardan geri dönmeme emri aldıklarında hepsi şehit olana kadar vazifelerini yerine getirirlerdi.

Kelime-i Tevhid sancağını her gittikleri yere götürür Şehadetten başka bir hedef gözetmezlerdi.

Akıncılar hareketi köklerinden aldığı bu ruh ve anlayışla “Her Müslüman kendi evinin önünü temizlerse,bütün mahalle tertemiz olur.”mantığı ve bakış açısıyla tüm Dünyaya yeniden medeniyet getirme hareketini Anadolu topraklarından başlatarak, kendi coğrafyasının sorunlarını bilerek ve buna göre strateji ve projeler üreterek yalnızca kandan ve zulümden beslenen Emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı sosyal,bilimsel ve kültürel donanımı kuşanarak,Anadolu insanından kopmadan,İslam dışı olmayan örf, adet ve geleneklere saygılı bir biçimde bir sivil insiyatif hareketi olarak mücadelesini sürdürecektir.

Akıncılar hareketi tamamen toplumun gözü önünde illegal yollara sapmadan, şeffaf ve açık bir biçimde,arkasında duramayacağı ve kendi halkına izah etmekte zorlanacağı hiçbir eylem ve tavır içerisinde olmayacaktır.

Tüm İslam coğrafyasında Ümmetin oluşturduğu İslami hareketlerden istifade etmesini bilecek,onların tecrübe ve düşünce zenginliğini kendi tecrübe ve düşüncelerine katarak Ümmetçi bir bakış açısıyla,bir Ümmet mozayiği olan Anadolu insanı ile kucaklaşarak toplumsal İslami dönüşüme zemin hazırlayacaktır.Bir Ümmet mozayiği olan Anadolu insanını temsil edecek en güzel isim ve hareketin bu sebeple Akıncılar olması kaçınılmazdır.

Paylaş