Ahmet Güner  

Ahmet Güner    1 Ekim 1993 Malatya


1 Ekim 1993 tarihinde Malatya Merkez Ziyapaşa Camii imamı Ahmet Güner şehid edildi. Yatsı namazı çıkışında üç kişinin saldırısına uğrayan A. Güner, kalbine, boynuna ve karaciğerine aldığı bıçak darbeleriyle hayatını yitirdi. 4 Çocuk babası olan şehidin, bir süre önce 33 müslümanın katledildiği Erzincan Başbağlar nufusuna kayıtlı olduğu, bu katliamda bir çok yakınını yitirdiği öğrenildi.

Zaferin Muştusu Bir Şehid Daha: Büyük İmam Ahmet Hoca

Allah’ın birliği; birliğinin çiğnendiği bir ülke şartlarında en güzel şekilde insanlara ilan ve izhar eden, “O’ndan başka ilah yoktur” derken, sesiyle putların her çeşidinin zevale mahkum olduğunu ısrarla belirten, gerçek Tevhid’in mahiyetini, imamların ellerine tutuşturulmuş yazılarla değil, bizzat Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinden açıklayan bir hoca: Ahmet Güner Hoca… İnşaallah “Kıyamet günü boyu en uzun kimseler müezzinler olacaktır” Hadisine mazhar bir şehid. Efendimiz (sav): “Ebu Said-i Hudri (!) ben senin koyunları ve çölü çok sevdiğini görüyorum. Koyun sürüsünün başında, ya da çölde iken, namaz kılmak üzere ezan okuyacağın zaman, yüksek sesle oku. Çünkü, ezan verenin sesini uzaktan yakından duyan insanların, cinlerin ve cansız varlıkların tümü, kıyamet günü onun lehinde şahidlik edeceklerdir” buyurarak, ömrünü biz gafletli insanların, gafletle uyuduğumuz uykularımızdan, adeta ruhlarımızın ihyasına vesile olan ezan ile, bizleri namaza kaldıran bu şehidimize, bizler de kıyamet günü şahidlik edeceğiz. Efendimiz (sav): “Ey Ebu Bureyde (!) karanlıklarda uzun yol yürüyerek camiye gitmeyi huy edinen kimseleri, kıyamet günü, nurların en parlağı ile müjdele”

Evet… Günlerden en güzel bir günde, mukaddes görevini yani, hutbesini vererek, cemaate gerçekleri beyan edip, bayram (cuma) günü namazlarını kıldırarak, ta yatsı ezanına kadar, mü’minlerin bayramında onları namaza davet ederek, imamlığını, müezzinliğini yaptığı camiinin avlusunda merhametsiz, hunharca “Fi sebilillah (Allah yolunda) katledildi”, şehadete kavuştu. ( İnşaallah)

Rabbim bizlere de nasib eylesin, şehadetin derecelerine girmeyi değil bizatihi elbisesiyle gömülen şehidlerden bizleri de kılsın.

“Onlar için rabbleri katında ancak selam vardır” “Siz Allah yolunda öldürülenleri ölüler zannetmeyin. Bilakis onlar diridirler, siz bilmezsiniz.” Belki hocamızın dünyada sesini susturmayı başardılar. Ama bilmiyorlar ki, şehadeti dahi beş vakit değil, her vakit okunan ezan gibidir. Ve şehadeti, ezanından daha etkilidir ruhlara.. Şehadeti bir derstir sahte imamlara. Ve bu gibi nice şehidlerimizin, şehadet haberleri, Allah’ın hükümlerinin hakim olduğu günün çok yakın olduğu müjdesidir.

Bilmiyorlar ki biz: “Saçlarım adedince başım olsa, bu davaya feda ederim.” diyenlerdeniz. “Küfrü yok etmedikçe, mücadelemiz bitmez” diyenlerdeniz. Biz, Hz. Hamza’nın bayrağı altında toplanmaya aşığız. Sevdamız “O” davamız “O”. İki dünya saadetimiz “O”, O’ndan gayrisine alakamız yok bizim.

Allah’ım (!) davamızın hakimiyetinde bizleri de hizmetkâr kıl ve davamızın hakim olduğu o günde, bayram namazlarının ezanını, şehid müezzinlerimizle beraber okut (amin).

KAYNAK: Yeni Yeryüzü Dergisi Kasım 1993

Paylaş